ankara ve çanakkale'den fotograflar

belki bi zaman öğrencem fotograf çekmeyi, 35lik filmin 15ini boş çekip kalan 20 taneden anca 7 fotograf çıkartabiliyorum henüz.


















boklar olur

hava epey güzeldi, fotograf çekip az takılırız diye deniz kenarına gittik. sözde burası ilk duraktı daha 3 yere gidecektik.




15 dakika sonra falan boğazdan yağmur bulutları geldi, hava böyle oldu.


geldiğimiz yol kum, arabanın altı alçak olduğundan çok yağmadan gidelim dedik. o arada yol kenarından akan derenin açtığı çukurlardan birini görmeyip arabayı kaydırdık, çukura girmedik de sonuçta rot ayarları bozuldu, jantlar yamuldu ve plakayı orada düşürdük.  çukura girip ölmediğimiz için de verilmiş sadakamız varmış dedik.


yolda durum böyleydi.


tek mağdur biz değilmişiz, karabiya gelince denizdeyken havanın bozmasına yakalananlar olduğunu söylediler, bi de denize yabancı doktorun karısı ve arkadaşlarıymış. insancağızlar korkudan ölcekmiş.



ımh

cami heyeti diye bi tablo gördüm, tüm cemaatin fotografları vardı, çoğunun altında da öldü yazıyodu. hala yaşıyo olanların da fotograflarının altında beyaz bi boşluk duruyodu, en azından ölümü kabullenmişler. 

yıllık yazısı diye bi zımbırtı var ya, ona "çok güzel zamanlar geçirdim, herkese teşekkürler" faslı ile başlayıp geçen zamanda üzüldüğüm tek şeyin beni zamansız bırakan bi köpekle alakalı olduğunu anlatan dramatize edilmiş öykümü  yazcaktım 3 saat önce falan. hatta bunun harika ve SARKASTİK bi düşünce olduğunu sandık, epey de güldük. gülmememiz için hiç bi sebep yoktu, zorlarsanız size de komik gelebilir. altına da karamel in fotografını koyacaktım. sonra yazmadım, buradan bi hikayeyi kopyaladım, geçen sene de isorak yıllık için bi yazımı kullanmıştı. olur bence.

amerikan ekolunden hocalar

"oo ali nasılsın?" diye yüksek sesle sordu samimiyetten nasibini almamış yapmacık hoca. zamanında saçma sapan bi dersten, kamu yönetiminin türevi olanlardan, sayfalarca ödev yaptırmıştı, bu bile ali'nin onu sevmemesi için yeterli sebepti. 
+iyiyim hocam, sizi sormalı. bastığım yerin kuruması dışında bi sorun yok.
-noldu, hayrola?
+özel harekat kursunu bitiriyorum, baksanıza pkk silah bırakmaktan falan bahsediyor.
-denk gelmiştir canım, hem daha ne, az huzur gelsin.
+öyle de hocam bu sadece örnekti. 
-abartma canım, şöyle de bir şey var, çevremizde olanları kişisel algılamaya bayılıyoruz, kendimizi fazla önemsiyoruz.
+bakın, oturduğum 3 yatak kırıldı şu ana kadar, hiç kaza yapmayan metrobüsler siftahı ilk defa gittiğim istanbul'da bindiğim ilk araçla yaptı, toplu gidilen bi gezide benim bindiğim araç arızalandı, istanbul ayağını komple iptal ettiler. bunun gibi çok olay var, kırk suyla yıkansam belki paklanırım.
-biraz şanssız olabilirsin tabi, şu yönüyle de bakmayı, kesti ali sözünü.
+bi kapa çeneni be adam, geri bildirim sandvicini de siktir git o saçma sapan insanlara yap, yemiyorum ben bunları. sordun anlattık, olmadık yerlerden dolandırıp sıkıyosun adamı. başa alalım sorunu, boşum hocam, sadece boşum.
böyle diyerek epey şaşırttı adamcağızı ama artık onu bağlayan bi şey yoktu, rahatlamıştı.