the royal tenenbaums etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the royal tenenbaums etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

sakal erkeğin makyajı


sakallarını kesen erkekler genelde böyle olmaz, bundan bin kat daha beter olur, Luke Wilson yine gideri olan bi abimiz. her sakal kesme seansı (burada seans denmez aslında ama ne desem bilemedim). beş gün önce yer yer kızıla çalan sakallarım vardı (sakallarım diye kullanmam doğru mu? bunu da bilmiyorum) ve zati benim herhangi bir giderimden bahsedemeyiz. şimdi ise çok çok, sayısal bir değer vermek istemeyeceğim kadar soğuk havada dışarda bulunmaktan dolayı kuruyan suratım, acıyan dudaklarım ve yakında düşecek burnumdan başka bir sermayem yok. ankara'dan selam vermiş miydim?

sakalın erkeğin makyajı olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz değil mi?

the royal tenenbaums


ilk önce baktım filmin adını doğru yazdım mı diye, evet başarmışım :). 2. film tanıtma şeysini yazıcam, ilkine ilgi 0 dı, buna ilgi gösterin, dikkate alın, filmi izleyin, pişman olmazsanız. bi aileyi konu alıyo film, tenenbaums. filmde gerilim yok, kovalamaca yok, pornografi hiç yok, bi ara margotun bacaklarını gözümüze gözümüze sokuyolar sadece, o da pornografi değil yaradanın yarattığı güzel bacaklar :). kahramanlar hemen hemen aynı şeyleri giyiyo film boyunca, hepsinin kendine özel tarzları var, richienin tenis tşörtü üstüne krem takım elbisesi, kol ve kafa bandı, chas ve çocuklarının eşofmanları, sadece yerine göre renk değiştiriyolar, spoiler olmasın diye nerde olduğunu sölemicem :) buna benzer ufak ufak sevimli sahneler var filmde, margot ile royalin cafede dondurma yediği sahne mesela orda bi sürü baba kızıyla oturuyo, aile dağılıyo filmin başında, tekrar toplandıklarında şimdiki zaman işleniyo fakat elbiseler hala dağıldığı zamana ait, bu da hoş geldi bana.

soundtracklar çok güzel, beatlesla başlıyo zaten film, hem de hey jude ile.

kahkaha atmıcaksınız ama sürekli gülümseyeceksiniz filmi izlerken.

filmin en güzel sahnelerinden biri sanırım gelmiş geçmiş en iyi otobüsten inme sahnesidir aynı zamanda, margot yapıyo bunu, sahnenin resmini vermicem, nihaha :)

iki diyalog bi de en güzel sahnesinin video linkini ekleyip gidiyorum, spoiler yazmıcam.

chas: is it dark?
richie: of course, it is dark, it is a suicide letter.

meal:
* iç karartıcı mı?
-tabiki, o bir intihar mektubu.


royal: can I say something to you, henry?
henry: okay.
royal: I've always been considered an asshole for about as long as I can remember.uh, that's just my style. But I'd really feel blue if I didn't think you were going to forgive me.
henry: I don't think you're an asshole, royal, I just think you're kind of a son of a bitch.
royal: well, I really appreciate that.


meal:

*sana bir şey söyleyebilir miyim henry?
-evet.
*ömrüm boyunca bir piç kurusu olarak görüldüm ama bu benim tarzım. ama beni bağışlamadıysan bu beni çok üzer.
-bence sen bir piç kurusu değilsin royal, orospu çocuğunun tekisin.
*bunu duyduğuma sevindim.

filmi izlemicekseniz bile bu sahneyi izleyin.

http://www.youtube.com/watch?v=9pyBB7y8fDU