"and shepherds we shall be, for thee, my lord, for thee. power hath descendth forth from thy hand that our feet may swiftly carry out thy command. so we shall fall river forth to thee. and teeming with souls shall it ever be... in nomine patri, et felie, et spiritus scanti."
hala 20 yaşında olduğum için ergenlik yapabilme hakkım var, en az 25 e kadar var bu hak. şu yazının basıldığı bi tşört istiyorum, kib.
replik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
replik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gadjo dilo
uzun zamandır sırada olan bi filmdi, tam onun süresine göre bi boşluk yakaladım, izleyeyim artık dedim.
çingeneleri anlatıyo film, soyumda var çingenelik, macırım sonuçta, makul şüphelerim var bu konuda, bu yüzden çok beYendim. gadjo dilo da çingene olmayan demek.
filmin yönetmeni de çingene, tony gatlif. oyuncular harika, başrolde fransız romain duris, erkek olmama rağmen (beni kız sanan yoktur herhalde) beni bile etkiledi gidinin kemik suratlısı (yo hayır, gay değilim). yardımcı kadın oyuncu rona hartner, harika dans ediyo, o olmasa başkası zor oynarmış sanki o rolde.
gadjo dilo yu izlerken devamlı eblek bi gülümseme vardı suratımda, arada izlerken sınıfta olmasam ağlayacağım sahneler de vardı, çingene ağıtı var mesela bi tane, ondan etkilenmeyen de duygu kalmamıştır sanırım.
çingenelere yapılan ayrımdan bahsediyo film, bence çingeneleri lanetlemek, pis ırk olduğunu söylemek diğer milletlerin masturbasyonu, tamam pis hayat yaşıyolar, tamam hırsızlık yapanları çokça ama niye lanetlensinler ki? ne de olsa "iki insanı birbirine en çok yaklaştıran, bir üçüncüyü ezmektir." kıstası var. eğlence insanı onlar, dünyayla barışıklar, dünyaya ne kadar zarar verebilirler, illa lanetli bi kavim var diyosanız yahudiler olsun onlar, hoş ben yahudileri de severim ya, ya da nathalie portmanı. her neyse.
filmin konusu müzik etrafında dönünce soundtrackları da harika oluyo tabi. şu an indiriyorum ost ını, bi hafta dinlerim en az, tutti frutti tekilasss.
http://www.youtube.com/watch?v=_TjGQbUz36Q
çingeneleri anlatıyo film, soyumda var çingenelik, macırım sonuçta, makul şüphelerim var bu konuda, bu yüzden çok beYendim. gadjo dilo da çingene olmayan demek.
filmin yönetmeni de çingene, tony gatlif. oyuncular harika, başrolde fransız romain duris, erkek olmama rağmen (beni kız sanan yoktur herhalde) beni bile etkiledi gidinin kemik suratlısı (yo hayır, gay değilim). yardımcı kadın oyuncu rona hartner, harika dans ediyo, o olmasa başkası zor oynarmış sanki o rolde.
gadjo dilo yu izlerken devamlı eblek bi gülümseme vardı suratımda, arada izlerken sınıfta olmasam ağlayacağım sahneler de vardı, çingene ağıtı var mesela bi tane, ondan etkilenmeyen de duygu kalmamıştır sanırım.
çingenelere yapılan ayrımdan bahsediyo film, bence çingeneleri lanetlemek, pis ırk olduğunu söylemek diğer milletlerin masturbasyonu, tamam pis hayat yaşıyolar, tamam hırsızlık yapanları çokça ama niye lanetlensinler ki? ne de olsa "iki insanı birbirine en çok yaklaştıran, bir üçüncüyü ezmektir." kıstası var. eğlence insanı onlar, dünyayla barışıklar, dünyaya ne kadar zarar verebilirler, illa lanetli bi kavim var diyosanız yahudiler olsun onlar, hoş ben yahudileri de severim ya, ya da nathalie portmanı. her neyse.
filmin konusu müzik etrafında dönünce soundtrackları da harika oluyo tabi. şu an indiriyorum ost ını, bi hafta dinlerim en az, tutti frutti tekilasss.
http://www.youtube.com/watch?v=_TjGQbUz36Q
replikler:
*kahretsin! yürümekten nefret ediyorum! (tıkınmalar) boşversene, yürümeyeceğim!
*ölümü gör... çürüyeyim... bu gece seni lanetlemezsem! oğlumu hapse gönderdin... şimdi de yatmamı istiyorsun! biz çingeneler için adalet yoktur! oğlum hapse girmeyi hakedecek bir şey yapmadı! yasağınızın canı cehenneme! ölümü gör... bu şişeyi bitirmezsem! çürüyeyim, hepsini içmezsem! bu çocuğu tanrı mı gönderdi? (bizim esas oğlan oluyo bu çocuk)
*düz gidin ve sağa dönün, sigaranız var mı?
*şarkıyı babam söylüyor! ölmüş babamın şarkısı!
grindhouse
quantin tarantino ve robert rodriguez ikilisinin ortak yapımı, 2 film şeklinde yapmışlar:
planet terror:
planet terror:
2lemenin robert rodriguez ayağı, şu resimde az sonra üzerinde silah patlıycak olan kişi quantin tarantino.
hikaye klasik; zombiler bi şekilde dünyayı istila eder, panzehir vardır, çevrilmemiş az kişi panzehire ulaşmaya çalışır. filmde 2 tane bomba abla var, birisi bu tabanca bacaklı olan diğeri ise doktor. bruce willis zombi ordusunun önderi.
two against the world.
death proof:
figüran, ünlü kızlar (1 adet zenci güzeli, 1 adet cheer ladyli güzel asdfg), ayak, araba, müzik ve tabiki dans, tadaaam quantin tarantino filmi bu. 2 partlı, eski filmlere göndermeler var.
filmler için yazıcaklarım bu kadar, farklı olmak için uğraşmışlar, izlemeye değer filmler.
3 film 1 arada izledim
ohaaa kepaze sapıkmış, ne ayıııp. falan filan diye bi başlangıç yapıcam ama 3 film 1 aradanın ne olduu bilinmiyosa bütün olay boka sarıcak.
tek tek anlatıp kafa yormucam bugün ve dün izlediğimiz filmleri, 3 ünü anlatıcam sadece.
bizim okulda kayserili bi arkadaş vardı, izmir caddesinin ilersinde, eski maltepe pazarına giderken afiş görmüş, 3 film 1 arada 5 lira diye, gelmiş bize anlatıyo, bi karayip korsanlarını seçerim, bi yüzüklerin efendisi, diğeri ne olsa acaba diye?
vizyonda olup olmama sorgulaması bile yok :)
truman show
hep izlemek istediğim, ertelediğim bi filmdi, konusunu biliyodum, bazen herkesin düşündüü "acaba bu ipneler beni test mi ediyo, hepsi bi oyun mu?" düşüncesinin filme geçirilmiş hali. entel magandalar eleştirmiş bu filmi verilenler açık açık veriliyo diye, çok zeki insanlar oldukları için, imge dünyalarına simgeler sunsak yeterdi, spot lambanın düştüğü sahne harika! filmdeki yavşak izleyiciye kıl oldum, her boka seviniyolar. jim carreyin sadece komik bi adam olmadıını kanıtlayan film, 23 de öleydi, ya da 21 miydi, tam hatırlayamadım.
good morning, good afternoon and goodnight!
sin city
çizgi roman uyarlaması, quantin tarantinonun 1 dolara yardımcı yönetmen sandalyesine oturduu film. çizgi romanı izliyorsunuz, karaktarler tam oturmuş, bruce willis harika, jessica abla bile var :) diyaloglar güzel, filmin ilk sahnesini tam olarak bağlayamadım filme, bir daha izlersem kesin çözerim, olayı bilen varsa anlatsın. elijah wood bilem var. bi sürü güzel sahne ve diyalog arasından, en sevdiğim:
marv:
wort to kill
worth going to hell for
ateş
amen
reservoir dogs
geçen yıl 15 tatilde izlemeye başlayıp ancak bitirmeye gücümün yettiği film, kardeşimle izlicez diye baştan başladık, iyiki (burda ki ayrı mı?) baştan başlamışız, ne de güzel diyaloglar onlar. film muhteşemli tabiki, as everybody knows, izleyin efendim.
baştan aşağı diyalog zati, ben tabiki de bu diyaloğu yazıcam:
*did you kill anybody?
-a few cops.
*no real people?bi film daha: ghajini
hindistan şeysinden çıkma film, bolywood mu bollywood mu tam bilemediimden kıvırır gibi yazmak istedim. ghajini, klasik Türk filmi tadında aşk var, zengin erkek, fakir kız ama biraz farklı işler. aşkın yanında aksiyon da var, hem de bayaa güzel dövüş sahneleri, vur shanjay vur dedirtiyo. işlediği duyguları hissettiriyo film hemi de.
3 saatlik film çekmişler, en son benjamin buttonun garipli hikayesini izlemiştim bu kadar uzun, onda sıkılmıştım, bu sıkmadı.
aralarda klasik hint filmlerinle dalga amaçlı mıdır nedir bilemedim şarkılar ve danslar da var, hem de güzel :) en azından sözleri güzel geldi bana.
izleyin işte yav, spoiler vermeden bu kadar.
diyalog, replik vereyim biraz:
velet: anne ben kime güveneceğim?
anne: önce bana, sonra herkesin güvendiği şeye güven, banyo sabunumuz, hamam sabunu.
sanjay:
onun gözünde sıradan bir adam.
ve sıradan biri gibi de onu kazanmak
istiyorum.
ve sıradan biri gibi de onu kazanmak
istiyorum.
bu yüzden bugüne kadar ona
gerçeği anlatmadım.
gerçeği anlatmadım.
yarın kabul ederse,
o zaman gerçek ona shanjay singhania
olduğumu söyleyeceğim.
olduğumu söyleyeceğim.
eğer kabul etmezse..
sachin olarak...
hayatından uzaklaşacağım.
artık yarını bekliyorum.
kalpana:
fakat dayım ona ihanet etti. bütün arabaları ele geçirdi. babam çektiği acıdan dolayı vefat etti. işte o gün yemin ettim... eğer 3 tane araba almazsam evlenmeyeceğim diye.
sachin/sanjay:
sachin/sanjay:
üç tane mi? bir tane eksik olsa olmaz mı?
kalpana:
kalpana:
asla.
bekleyebilirsen biraz bekle.
ya da kendine göre bir kızla evlen.
sachin/sanjay:
hayır... bekleyeceğim.
bekleyebilirsen biraz bekle.
ya da kendine göre bir kızla evlen.
sachin/sanjay:
hayır... bekleyeceğim.
diyaloglar - replikler
donnie darko:
donnie: why are you wearing the stupid bunny suit?
frank: why are you wearing the stupid man suit?
neden o aptal tavşan kostümünü giyiyorsun?
sen neden o aptal insan kostümünü giyiyorsun?
soruya soruyla en iyi cevap veren film tavşanı oluyo frank bu cevabıyla :)
pulp fiction:
-where did you get this motorcycle?
-it's a chopper baby.
-it's a chopper baby.
-whose chopper is this?
-zed's.
-who's zed?
-zed's dead baby, zed's dead...
-zed's.
-who's zed?
-zed's dead baby, zed's dead...
o motosikleti nerden buldun?
o bir chopper bebek.
kimin chopperı?
zedin.
zed kim?
zed ölü bebek, zed ölü.
bruce willis ile manitasının isimlerini unuttum asdfdgh
lance: if you're ok, say something.
mia: something.
mia: something.
iyiysen bişey söyle.
bişey.
bu filmin her yerinden mükemmel diyaloglar çıkıyo, 2 tane yeter :)
léon:
mathilda: leon, i think i'm falling in love with you. it's the first time for me, you know?
léon: how do you know it's love if you've never been in love before?
mathilda: cause i feel it.
léon: where?
mathilda: in my stomach. it's all warm. i always had a knot there and now... it's gone.
léon: mathilda, i'm glad you don't have a stomach ache any more. i don't think it means anything.
-leon, sanırım sana aşık oluyorum. bana ilk kez böyle oluyo, biliyo musun?
-daha önce hiç aşık olmadıysan hisstetiinin aşk olduunu nerden biliyorsun?
-çünkü hissettim.
-nerde?
-midemde. hep sıcak. orda hep bi düğüm vardı ve şimdi yok.
-mathilda, artık midenin ağrımamasına memnun oldum. onun bişi ifade ettiini sanmıyorum.
gamsız leonun aşka karşı olumlu yaklaşımı :)
fight club:
i am jack's medulla oblangata.
i am jack's smirking revenge.
i am jack's flaming sense of rejection.
i am jack's total lack of surprise.
i am jack's broken heart.
i am jack's cold sweat.
i am jack's smirking revenge.
i am jack's flaming sense of rejection.
i am jack's total lack of surprise.
i am jack's broken heart.
i am jack's cold sweat.
ben jackin bla blasıyım, uyku sersesemi bilemediim şeyleri çevirebilemem :)
jackin dışlanmışlık dahil bi çok hissi.
her filmden bi soundtrack ekliyorum bi de (en bilinenleri genelde, pulp fiction işin misirliou ile girl you will be a woman soon arasında kaldım, g y w b a w s yı koydum :) ), beYendiyseniz bunları arada yazıcam böyle böyle, aşağıya beYendik yazsanız yeter :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









